(S)on Kasım, (S)onsuz Kasım 🖤🇹🇷

Tarih okumaları yapmayı, bugünün yansıması olan yaşanmışlıkları öğrenmeyi, analiz etmeyi, akıl süzgeçinden geçirmeyi ve mümkün olduğunca objektif bir bakışla bir yargıya varmayı çok önemsiyorum. Bir milletin, bir ülkenin, bir şehrin tarih sayfalarında yolculuk yapmak, o milleti, ülkeyi veya şehri tabir-i caizse bir insanın  “cenin” halinden, yaşlanma dönemine kadar geçen sürecini takip etmek gibi bir his veriyor bana. Özellikle üzerinde yaşadığımız toprakların, mensubu olduğumuz milletin dönemler içindeki hareketlerini incelediğimizde, bugün yaşadıklarımızı daha sağlıklı bir şekilde tahlil edebilme imkanı buluyoruz.

Kendimi hatırladığım ilk çocukluk yıllarından itibaren Atatürk’ü çok sevdim ve son nefesime kadar sevmeye devam edeceğim. İşin tuhaf tarafı, normal insan ilişkilerinde bireylerin birbirini sevmesi için spesifik bir “neden” olması gerekmediğini savunuyorken konu Atatürk olunca kendime hep bir “neden” buldum. Kimi zaman fikirlerini sevdim, kimi zaman cephede savaşmasını, stratejilerini, kimi zaman deniz kenarında güneşlenmesini, ince zevkini, kimi zaman zeybek oynayışını… Çocukken onu rüyada görmek, mutluluk ve cennet demekti. Fakat yaşım ilerledikçe, geçmişi, bugün ile birleştirdiğimde anladım ki en büyük nedenim Türk milletine, özellikle biz kadınlara onurlarını, şahsiyetlerini geri vermesi oldu.

Atatürk’ün en büyük amacı, Türk milletinin saplanmış olduğu Ortadoğu daha doğrusu Arapperestlik batağından kurtarmaktı. Bunu bazı çevreler hep İslam dininden uzaklaştırma olarak algıladı ama hayır, İslam ile Arap kültürü aynı şey değil. Üstelik şu gerçek gözden kaçırılıyor: Atatürk kitap okuyarak, birilerinden masallar dinleyerek o coğrafyaya dair bilgi sahibi olmadı. Bizatihi o topraklardaki cephelerde savaştığında o bölgeye, o bölge insanına dair fikirler edindi. Amiyane tabirle onların ciğerini biliyordu. Türk milleti öz itibariyle asla onlar gibi değildi. Mesela Türk toplumunda “kadın”ın varoluş amacı her ne olursa olsun sadece erkeğini mutlu etmek değildi. Erkeğin tek amacı, kadını cinsel bir obje olarak görmesi değildi. Bu toplumdaki her türden kadınla ufak da olsa sohbetim oldu. Ülkede yaşayan her ırktan, her fikirden, en donanımlısından, en bağnazına varana kadar. Hiçbiri de “erkeğinin sınırsız sayıda evlenmesine” onay verecek kadar onursuz değildi. Hiçbiri İran’daki gibi adına “muta nikahı” denilen, erkeğin tek gece için herhangi bir kadına nikah kıymasına tahammül edecek kadar çaresiz değildi. Hiçbiri kocasına “koşulsuz” biat edecek kadar fikirsiz değildi. Oysa bizleri dönüştürmek istedikleri şey böylesi bir yaşamdı. Bugün Türk kadını, eğitim görme, çalışma, eşit miras, boşanma, seçme ve seçilme, kısaca yaşam gibi Ortadoğudaki herhangi bir ülkede olmayan haklara sahipse bunun için Atatürk’e şükran borçludur. Elbette bu demek değil ki Atatürk’e kadar kimse kadınların bu hakları kazanması için uğraşmadı. 2. Mahmut’tan itibaren birkaç atılım oldu. Nezihe Muhittin, Latife Bekir, Şukufe Nihal, Fatma Aliye Hanım, Halide Edip Adıvar ve adını sayamadığım birçok insan bu kazanımlar için mücadele etti. Ancak her şeyi hayata geçiren Atatürk oldu. Hem de bu durumdan hoşnutsuz olan onlarca dönemin söz sahibi sayılacak kişilere rağmen. Tam da bu yüzden kendimi özgür hissettiğimde, işe gitmeden önce ailemden biri gibi teşekkür ettiğimdir Atatürk…

Yukarıda yazdığım hakların hepsi bir tarafa, dışarda esen rüzgarı saçlarımda hissedebiliyorsam, buna vesile olan kişinin adıdır Atatürk…

“Son Kasım”a kadar ismi dudağımda, fikirleri beynimde, sevgisi kalbimde olacak. Işıklar içinde olsun ulu önder, eşsiz başkomutan!

#Atatürk #MustafaKemal

#10Kasım #sonkasım

4 Comments

  1. Elifcim kalemine sağlık. “Benim manevi mirasım ilim ve akıldır” , “ Yurtta sulh cihanda sulh “ sözleriyle ebedi başkomutan ATAM , karanlıkları aydınlatan ve sonsuz dek var olacak açtığın ışıklı yolda yürümeye söz veririz.

    Liked by 2 people

  2. Kalptekileri, beyindekileri ne güzel aktarmişsın.. O’nu düşündüğüm anda icimde kabaran, caglayan bi ırmak var.. ve minnet minnet diye akiyor.. ruhu şad olsun 🙏🙏🙏🤲🤲💜💜💜💜

    Liked by 1 kişi

  3. Boylesine yalin ve duz anlatabilmek ozel yetenek ister. Sagolun. Ataturk’un en cok ugrastigi iki seyden biri Turk kimligini kabul ettirme digeri kadin haklari. Bizi araplardan ayiran ozelligi Kendisi cok iyi biliyordu ama cevresinde onun yapmak istediklerini anlayan ayni kafa yapisinda fazla insan yoktu. Boylesine olmasi onu daha da yuceltiyor cunku yaptigi hemen hersey kendi kafasinin urunu. Cok olagan disi bir ozellik. Bir deha baska ne denir?

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkürler yorumunuz için, haklısınız. Kendisi gibi düşünmeyenlerin bir kısmı zaten en yakın silah arkadaşlarıydı. Nutuk’tan alıntılayarak ‘Cumhuriyet ‘ bayramı ile ilgili yazıda yayınlamıştım. Çok zor şartlardı ama yapmak istediklerini yapabildi. Eşsiz bir lider, başka ne denebilir ki..
      İyi haftalar diliyorum

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s