Aşkın ifade şekli 💓

İngilizcede aşkın ifade şekli ‘fall in love’ yani aşka düşmek…Nasıl düştüğümüzü düşünürsek; anidir, müdahale edemezsiniz ve tabii ki ‘şu rögara düşüversem’ diye bir arayışınız olmadığından kazaradır. Genel olarak, yeni bir aşka başlarken, durumu ifade etme şeklimiz budur.

Aşıkken başımıza geleni nasıl ifade ederiz: vuruluruz, çarpılırız, bayılırız, yanıp tutuşuruz, tutuluruz, deli gibi severiz. Kalplerimiz ağrır ve kırılır. Kullanılan mecazlara bakarsak, birine aşık olmayı şiddet, ızdırap ve hastalıkla eş tutuyoruz. Neden başımıza gelen bu eşsiz ve güzel olması beklenen tecrübeyi tanımlarken, mağdurmuş gibi konuşuyoruz?

Bunun yanıtını ararken, aşkın tanımlarına odaklanalım. W. Shakespeare’ e göre: “Aşk sadece deliliktir.”, F. Nietzsche:”Aşkta her zaman biraz delilik vardır.” Mevlana :”Aşk deliliktir, biz delinin delisiyiz”.

Osmanlı devletinde aşktan divane olanın doktor ve gönüllü çalışan dervişlerin telkinleri, kuş ve havuz sesi gibi yöntemlerle tedavi edilmeye çalışıldığı bimarhaneler mevcuttu. Velinin deliye karıştığı yer işte tam burasıdır. O zamanlarda skolastik düşüncenin sapkınlığında kavrulan Avrupa’da deliler ‘içine şeytan girmiş’ diye yakılırken, bimarhaneler aşktan ‘yananın’ sarmalandığı vicdan şifahanesi idi.

Aslında aşkın delilikle ilişkisi bir mecaz değil, bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçek. 1999 yılında University College London’da yapılan bir araştırmada, yeni aşık olan kişilerin serotonin düzeyiyle obsesif kompulsif bozukluk teşhisi konulan kişilerin serotonin düzeyinin benzer olduğu kan testleriyle doğrulandı. Araştırmacılar, düşük serotonin düzeyinin aşık olunan kişi hakkında obsesif düşünmekle ilişkili olduğuna inanıyor, bu ise birinin beyninizde kamp kurduğunu hissetmekten farksız. Pek çoğumuz ilk aşık olduğunda böyle hisseder. Neyse ki aşkın bazı evreleri var ve bu deli evre çok uzun sürmez, genellikle birkaç ay ile birkaç yıl arasıdır.

Psikolojide, yaşadığımız aşklar hem biyolojik hem de kültüreldir. Biyolojimiz beynimizde mükafat döngüsünü başlatarak bize aşkın güzel olduğunu söyler. Aşkın bir tartışma veya ayrılık sonrasında, tam tersi ızdıraplı olduğunu söyler, böylece nörokimyasal ödül geri çekilir. Aslında, -belki duymuşsunuzdur-nörokimyasal olarak söylenirse, bir ayrılık yaşamak, bir bağımlılıktan uzaklaşmaya çok benzer, ki yoksunluk sendromu gerçekten büyüktür. Kültürümüzde, aşkın hazinesi acı, bağımlılık ve delilikle ilgili mecazların şekillendiği hikayeler ve kelimelerdir. En büyük aşk, en ızdırap veren olur sanki.. Kelimeler ve hikayelerin bizden beklentisi, yaşadığımız aşkın ne kadar acı verici olduğunu duymaktır.

Peki aşk ile kullandığımız mecazları değiştirmek, biyolojik ve kültürel olarak yaşadığımız aşk olgusunu değiştirir mi?

“Metaforlar, Hayat, Anlam ve Dil” adlı kitaplarında dil bilimci Mark Johnson ile George Lakoff’a ve yazar Mandy Len Catron’a göre, evet. Kullandığımız mecazları değiştirmenin, benzerlikleri deneyimleme şeklimizi etkilediğini düşünüyorlar. Eylemlerin değişmesi için önce rehberlik eden ve eylemlerin gerçekleşmesi için kehanet yerine geçen, ifade etme biçimimiz ve mecazlarımız değişmeli…ne dersiniz? Mantıklı mı?

Johnson ve Lakoff aşk için yeni bir mecaz öneriyor: Aşk ortak yapılan bir sanat eseri… Dil bilimciler mecazlardan gereklilik olarak bahseder; temel olarak, içinde barındırdığı tüm çağrışımları ve düşünceleri belli bir mecazla düşünme şekli… Johnson ve Lakoff, ortak yapılan bir sanat eserinin içerdiği her şeye değinir: Çaba, anlaşma, sabır, ortak amaçlar. Bu fikirler uzun, romantik ilişkilerde kültürel yatırımımızla güzel bir şekilde düzene girer. Yani, aşk ortak yapılan bir sanat eseriyse, aynı zamanda estetik bir deneyimdir. Aşk öngörülemez, aşk yaratıcıdır, aşk iletişim ve disiplin gerektirir, sinir bozucu ve duygusal olarak talep edicidir. Aşk hem neşeyi hem de acıyı barındırır. Sonuç olarak, yaşanılan her aşk, her özgün sanat eserinin diğerine benzemeyeceği gibi, farklıdır.

Aşkı ortak bir sanat eseri gibi yorumlamak, birinin sevgisini kazanmak veya kaybetmekten çok ortak eserimize ne katacağımıza odaklanmamızı gerektirir. Gerçekten, aşkın deli hallerinde bunu yapmak hiç kolay olmasa da, imkansız değil. Bir sanat eseri için ortaklık yapmak eşine güvenmeyi, güven sorunu olduğunda ise konuşmayı gerektirir.

Aşkı bir sanat eseri gibi düşünmek, onun kendi kendini boyamayacağı, yazamayacağını farketmemizi sağlar. Nasıl görüneceğine karar vermek aslında elimizdedir ve de bu bizi aşkın deliliği karşısında güçlü kılar.

Kelimelerin sihrine, aşkın gücüne ve mutluluğun beklentisizlikte olduğuna inanarak…

Mutlu pazarlar, sevgilerle.❤️

https://youtu.be/_hJN-wdmetE

#aşk #aşkınifadesi #bimarhane #GeorgeLakoff #MarkJohnson #MandyLenCatron

4 Comments

  1. Elifcim aşkı oldukça irdelemiş yazma aşkıyla yazmış dökmüşsün iyide etmişsin Aşkın onlarca halinden söz ettiğin detaylı yazın için kalemine sağlık .Paulo Coelho ”Aşk evcilleştirilememiş bir güçtür. Onu denetlemeye çalıştığımızda bizi yok eder. Onu hapsetmeye çalıştığımızda bizi köleleştirir. Onu anlamaya çalıştığımızda bizi arkasında aklı karışmış bir şekilde bırakır. “
    Bende Aşkın her halinin insana dair gece gündüz iyi kötü acı tatlı gibi içinde uyum ve zıtlıkla harmanlanmış bir sentez olduğunu düşünüyorum .

    Liked by 2 people

  2. Elifim ne güzel güzel anlatmışsın bitanem ben de bir arkadaşımın sayfasından (ç)alıntıladığım şu özelliği de eklemek istiyorum 😀😁Aşkın “analjezik” ağrı kesici özelliği varmış. Âşık olan birinin beyninde feromon ve tiroksin salgısının arttığı gözlenirmiş. Norepinefrin ve serotonin salgısının da âşık olan kişide tuhaf davranışlara sebep olduğu açıklanmış. Bu salgıların beyni uyaran dopamin’i arttırdığı ve dopamin beyin uyarıcısının ise genelde uyuşturucu kullananlarla aynı oranda arttığı gözlenmiş miş miş…
    Yani demem o ki bel ağrısını da geçirir mi 🙈😂
    Mutlu pazarlar bitanem ❤️❤️❤️

    Liked by 2 people

    1. 😀😀 geçirmez mi Dilek’im, yeniden 17 yaş ayarına dönebilir 🤭😂 çok teşekkür ederim tebessümle okudum. Aşk iksiri dediğimiz belirttiğin hormonların kokteyli..Seni de gülümsetenlerin çok olsun meleğim benim 💖🙏🏻

      Beğen

elifgilbazata için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s