Asansör korkusu/ Elevatorfobia

Gündelik hayatta birtakım nesneler ya da durumlara karşı “korku” duygumuzu açığa çıkartıyoruz. Gelişen teknoloji ya da genel anlamda “dünya düzeni” diyebileceğimiz faktörü de devreye soktuğumuzda bilimsel anlamda da karşılık bulan binlerce “fobi” tanımı karşımıza çıkıyor. “Yok artık, bunun da mı fobisi varmış” denilecek, kimimizin anlamsız bulacağı fobiler. Agirofobi (karşıdan karşıya geçme korkusu), Eskalafobi (yürüyen merdiven korkusu), Ksantofobi (sarı renkten korkma) v.s Benim ilgimi çeken şey ise, literatürde yer alan bu kadar fobinin arasına pek çok kişinin yaşadığı “asansör korkusu”nun girmemiş olması. En azından araştırma yaptığımda böyle bir karşılık bulamadım. Hep klostrofobi (kapalı alan korkusu) başlığında kendisine yer bulmuş ama “asansör korkusu” olan kişilerde sadece alan korkusu değil, asansörün ara katta durması (şimdilerde nispeten daha iyi, önceden asansör hareket edince ara katlarda sadece duvar görünüyordu), çökmesi, düşmesi gibi faktörler devreye giriyor. Yani fobi olan şey bizzat asansörün çalışma mekanizması. Bilim dünyasına sesleniyorum, bunca fobinin olduğu yerde asansör fobisi resmi olarak isimsiz kalmasın, iliştirin ona da bir tanım 🙂 Zaten isim konusunda çok da düşünmeye gerek yok, elevatorphobia olsun işte..

Madem asansör korkusundan girdik, onunla devam edelim. Çoğumuz bir asansörde tanımadığımız kişilerle yolculuk yaptığında klostrofobi ya da yukarda bahsettiğim diğer faktörlerden bağımsız olarak içten içe bir gerginlik yaşar. Bu konu üzerine az evvel seslendiğim bilim insanlarından bazıları düşünmüşler, inceleme yapmışlar ve şöyle iki yorumda bulunmuşlar:

– Asansör içinde fiziksel olarak bu kadar yakın olmanın en çok endişe veren tarafı “bir başkasını rahatsız etme korkusu”. Yani “tehdit” olarak algıladığımız şey karşımızdaki değil de kendimiziz

– Gerginliğin diğer bir nedeni ise kontrolün elde olmaması. Asansörün kapısı açıldı, içeri girdik, çıkacağımız katın butonuna bastık ve geriye kalan tek şey beklemek. İşte bu bekleme hali insanlara kaygı veriyor.

Benim üzerinde dikkate değer bulduğum durum ilk yorum. Bir başkasını rahatsız etme endişesi. Aslında asansördeki durumun tam karşılığı olmasa da sosyal psikolojide bir kavram var: spotlight effect. Türkçede “sahne ışığı etkisi” olarak çevrilen bu düşünceye göre, yaptığımız hataların, yanlışların veya kusurların, diğer insanlar tarafından gerçekte olduğundan daha fazla fark edildiğine inanıyor oluşumuz sadece bir sanrıdan ibarettir. Mesela çorabımızın kaçması sonrasında oluşan huzursuzluğun en önemli nedeni çevremizdekilerin bize baktığında ilk dikkat edeceği şeyin çorabın kaçması olduğu düşüncesidir. Bir başka örnek, suratımızda çıkacak ufak bir sivilce bizi rahatsız eder ve diğer insanların görmemesi ya da dikkatini oraya vermemesi adına hemen onu kapatma telaşına düşeriz. Oysa durum böyle değildir. İnsanlar birbirlerinin ayrıntılarına çok da dikkat etmez. Ama merkeze kendimizi koyduğumuz için, “herkes bana bakıyor”, “herkes benim hatalarımı görüyor” v.s gibi düşüncelerin de kışkırtmasıyla yanılgıya kapılıyoruz. İşte asansördeki gerginliğin temelinde de kısmen bu var.

Spotlight Effect fazlasıyla baskın olunca beraberinde “confirmation bias” Türkçe çevirisi “onaylama önyargısı” ya da “doğrulama sapması”nı da getiriyor. Yani insanların kendi kanaatlerini destekleyen bilgileri benimseme ve çelişenleri reddetme eğilimi. Biraz daha açarsak, insanlar kafalarındaki meseleleri yargılamak, değerlendirmek için tüm kaynakları kullanırlar. Bunu yaparken de sadece kafalarındaki fikri destekleyecek argümanları dikkate alır, diğerlerini görmezden gelirler. İnanç, siyaset, izlediğimiz televizyon kanalı, okuduğumuz gazete v.s çoğunlukla kendi “doğru”larımızla paralellik gösterir. Mesela bir parti yetkilisi hakkında rüşvet, hırsızlık veya yüz kızartıcı bir durum olsa, o partinin tarafgiri önce bu durumu inkar eder, biraz üzerine gitsen “montaj” der, maksimum gideceği nokta ise “yiyor ama çalışıyor” olur.

Conformation Bias’ın sosyal medyadaki hali ise “Echo Chamber” yani “Yankı Odası Etkisi”dir.Bir insanın sosyal medyayı kullanırken sadece kendi dünya görüşüne uygun paylaşımları takip etmesi, beğenmesi, karşıt görüştekileri izole etmesi, onlardan haberdar olmaması v.s. Gene ülkeden örnek verirsek, seçim dönemi mevcut hükümetten şikayetçi insanlar çevrelerine bakıyor ve kimse hükümet kanadına oy vermemiş. Sonrasında “sen vermedin, ben vermedim kim oy verdi bunlara?” diyor. İşte sürekli aynı propaganda kanallarından beslenirsen, “öteki”nden haberin olmazsa, sürekli fasit çember içinde dolanıp birbirini tetiklersen kimin oy verdiğini göremezsin.

Bu asansör yolculuğu daha da tehlikeli yerlere gelmeden bitirilmeli. Sahiden “asansör korkusu” diye bir şey var galiba :)))

Keyifli, mutlu bir Pazar günü dileğiyle,

Sevgilerle 💝

2 Comments

  1. Elifcim detaylarla zenginleştirilmiş ilginç konu ve yazın için kalemine sağlık . 1853 yılında Elijah Otis asansör halatının kopması durumunda devreye girecek güvenli bir fren sistemi geliştirmesiyle asansör endüstrisinde büyük bir çığır açtı , günümüzde geliştirilen sistemlerle artık asansörler daha da güvenli hale geldi.Hayattaki her şey gibi asansöre binmekte az da olsa bir risk taşır. Bir çok fobinin temelinde, önceki zamanlarda yaşanmış olan kötü deneyimlerin etkisi vardır. Asansörde mahsur kalmak, asansörde iken elektriklerin kesilmesi, kata gelmesine rağmen asansör kapısının açılmaması vs gibi olumsuz tecrübeler yaşayanlar “asansör fobisi” geliştirmeye daha yatkındırlar. Asansör şakaları, korku filmlerindeki asansör sahnelerini de unutmamak , bu konuyu tetiklemek için asansörde yaşanılan korkutucu bir şey izlemek bile yeterli olabilir. Olumsuzluklar fobiler uzak olsun ancak aşırı olmamak şartıyla korkular bizi uyanık tutar. Endişesiz güvenli ve huzurlu bir dünya ve yaşam hepimizin olsun.

    Beğen

  2. Dayıcığım canım beni ve onca insanları şaşırtmaya düşüncelere sevk ediyorsun herzamanda iyi oluyor. bazı insanların hiç duymadığı bimediği konuları yazıyor ve açıklıyorsun. tabiki teşekkürü de fazlası ile hak ediyorsun. gönlünde yatan güzellikler sevgi saygı senin olsun hoşca kal selamlar.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s