NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Bana göre bu ülkede değeri en az bilinen ya da hak ettiği değeri görmeyen bir gün varsa o da 30 Ağustos’tur. Bunun birincil nedenini yaz ayına denk gelip okulların kapalı olmasına bağlıyorum. Çünkü bizde resmi bayramlarda hissedilen o “milli şuur”un oluşmasında en itici güç, “temel”den yani ilkokuldan başlayıp liseye kadar devam eden resmi bayram etkinlikleri oluyor. Bu yüzdendir ki Türkiye’nin bağımsızlığını kazandığı 30 Ağustos tarihi bir nevi -sadece- “ordu/askeri bayramı” olarak kabul görüyor. Gerçi gözlemlediğim kadarıyla son yıllarda hükümet yetkililerin bir şekilde resmi bayramları itibarsızlaştırmanın da etkisiyle özellikle 30 Ağustos’u daha bilinçli, daha coşkuyla kutlayan insan sayısı hayli artmakta. Psikoloji biliminde “Streisand Etkisi” diye bir durum var. Bu etki şu şekilde açıklanıyor: Normalde çok fazla insanın ilgilenmediği ya da önemsemediği bir şeyi engellemeye, yasaklamaya kalkarsan daha fazla merak ve ilgi uyandırır. 30 Ağustos Zafer Bayramı en azından benim çocukluğumda askerlerin geçit törenlerini veya Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı uçakların gösterilerini izlemekten ibaretti. Diğer bayramlarda evlerin camlarına ya da balkonlara Türk bayrakları asılırdı ama 30 Ağustos için bu durum çok da ön planda değildi. İşte Streisand Etkisi’nin de devreye girmesiyle şimdilerde en azından çoğu evin balkonunda Türk bayraklarını görebiliyorum. Hatırlarsanız 2012 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı “kulağım ağrıyor” diyerek 30 Ağustos kutlamalarına katılmamıştı.

Cumhuriyet döneminin en önemli yazarlarından Falih Rıfkı Atay, “Çankaya” kitabında ne güzel söyler: “Nemiz varsa, bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı’nın, vicdanımızı ve kafamızı Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizler bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.”  Selanikli fakir bir ailenin çocuğunun, yüreğindeki vatan sevgisi, bağımsızlık sevgisi ile dolu “kıvılcım”ı, milletinin de desteğini alarak tüm yurdu kavurmasıyla ortaya çıkan “Büyük Taarruz” ateşinin adıdır 30 Ağustos. Hiçbir ülkeyi işgal etmeden, hiçbir kimseye tecavüz etmeden, hiçbir yeri yağmalamadan tamamen masumane, sadece var olmak için yapılan mücadelenin adıdır 30 Ağustos.

İşte o milli, kutsal mücadeleden bir anekdot: Tarih 27 Ağustos 1922, Yer: Çiğiltepe. Yarbay rütbesi ile İnönü ve Sakarya Muharebelerinde son derece başarılı işler yapan Reşat Bey, Albaylık rütbesine ulaşmış ve bizzat Mustafa Kemal tarafından Büyük Taarruz’un ikinci gününde muharebenin ve de ülkenin-ulusun kaderini etkileyecek en kritik mevkide yer alan Sincanlı ovasından Dumlupınar’a kadar tüm yolların önündeki en stratejik engel olan Çiğiltepe’yi düşmandan temizlemesi emredilmiştir. Tabii bu yörenin önemini bilen Yunan tarafı, en zinde kuvvetlerini buraya konuşlandırmıştır. Gerisini resmi kayıtlardan okuyalım:

Saat 10.30

27 Ağustos 1922 sabahı 57. tümen bu tepeyi kuşatmış,

Saat 10.30’da

Mustafa Kemal telefonda komutana;

“Reşat bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız? “

– Komutanım, yarım saat sonra alacağız. “

– Muvaffakiyetler diliyorum. “

Saat 10.45

Mustafa Kemal :

– “Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.

Reşat Bey:

– “Komutanım tepeye düşman bir tümen yığmış direniyorlar. Ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız.”

Saat 11.00

Mustafa Kemal:

-“Reşat Bey’i istiyorum.”

Karşıdan gelen ses:

– “Komutanım, Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti. Okuyorum, komutanım:

Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.”

Mustafa Kemal’in gözlerinden yaşlar boşanır:

“Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatanseverdir”

11.45’te

Başkomutanın telefonu çalar:

“Çiğiltepe alınmıştır komutanım. yüzlerce ölüsünü bırakan düşman Sincanlı Ovası’na doğru kaçmaktadır, arz ederim.”

İnsanın kanını donduran, gözlerinden akan yaşa engel olunamayan bir tablo. Sadece 45 dakika geciken zafer için kendini cezalandırmak… Ölümünden sonra Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası alan Reşat Bey’in ailesine Soyadı Kanunu sonrası bizzat Atatürk tarafından “Çiğiltepe” soyadı verilmiştir. Atatürk, hayatı boyunca yaşadığı en duygulu anlardan birine sebep olan Reşat Bey için şöyle söyleyecektir: “Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rastgelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payı senindir. Burada şehit olan kahraman evlatlarımızı minnetle anıyorum, ruhları şad olsun.”

Albay Reşat Çiğiltepe’nin adı Ankara Mamak’ta bir ortaokula verilmişti. Çiğiltepe Askeri Lojmanlarında ikamet eden Kara Kuvvetleri Personelinin çocukları için 1982 yılında açılan bu okul, 2 ay önce alınan karar ile isim değişikliğine gitti. Reşat Çiğiltepe ismi kaldırıldı ve yerine Milli Eğitim Vakfı’na bağışta bulunan ve vefat eden kitabevi sahibi Turhan Polat’ın adı verildi.

Ne kadar engelleme, yasaklama, itibarsızlaştırma yapılırsa yapılsın, yüreğinde vatan sevgisi, kafasında milli şuur olan her Türk insanı için en önemli gün bugündür, en önemli zafer bu gün yaşanmış olandır. Çünkü bu zaferde Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Gürcü v.s ayrımı yoktur. Çünkü bu zaferde sünni, alevi, müslüman, hıristiyan ayrımı yoktur. Çünkü bu zaferde 43 yaşında vefat eden Reşat Bey gibi, 8 yaşında şehit olan Konyalı Hüsnü de vardır.

Çünkü zafer, “zafer benimdir” diyebilenindir. Bir defa daha büyük bir gururla haykırmak istiyorum: Ne Mutlu Türküm Diyene!

Ruhları şad olsun!

Saygı ve minnetle…

2 Comments

  1. Elifcim bu kutlu zaferi anlatan yazın için teşekkürler. “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” şiarıyla Ulu önderimiz daimi liderimiz büyük başkomutan Ata’mız ve silah arkadaşları 30 Ağustos 1922’de kazanılan büyük zafer, şanlı milletimizin eşsiz destanlarından biri olarak tarihteki yerini almıştır.

    Beğen

  2. Kalemine, bilgilendirmene saglik ceylan bakışlım.. okurken göz yaşlarıma engel olamadim.. bu sevgiyi, bu gururu nesilden nesile tasiyabilecegimiz umuduyla 🤲😘💜

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s